Reflü (Gastro Özöfajial) Nedir

0
102

Gastro özofajial reflü, alınan gıdaların ve/veya mide asidinin yemek borusuna geri kaçmasıdır. Bu kaçışın özellikle yatar pozisyonda ve yemeklerden hemen sonra mide içi basıncın artmasıyla günde 10 defaya kadar olması ve dört dakikadan kısa sürmesi normal kabul edilebilir. Fakat günde 10 defadan fazla ve dört dakikadan uzun olursa veya bu kaçışa bağlı yemek borusunda hasar meydana gelirse buna gastro özofajial reflü hastalığı (GÖRH) denir. Sık (toplumun yaklaşık %20’sinde) görülen bir klinik tablo olup kalp kökenli olmayan göğüs ağrılarının en sık nedenidir.

Bir reflü hastası her zaman için bu konuda kendi uzmanı olmalı ve kendisini en çok etkileyen gıdaları belirleyip bu gıdaları mümkün olduğunca diyetinden çıkarmalıdır. Her gıda her kişide aynı etkiyi yapmayacaktır. Yediğimiz gıdanın ne olduğunun yanı sıra yediğimiz miktar, yediğimiz zaman ve yanında tükettiklerimiz, bu gıdaların etkisini değiştirecektir.

Reflü Nasıl Oluşur?

 Normalde mide içeriğinin ve safranın yemek borusuna geri kaçmaması bir miktar kaçış olduğunda ise bunların bertaraf edilmesi için vücudumuzda bazı savunma mekanizmaları vardır:

  1. Yemek borusu mideye düz bir boru şeklinde değil açılanarak girer.
  2. Yemek borusunun alt kısmında valv gibi çalışarak gıdaların mideye girmesine izin veren fakat çıkmasını engelleyen bir kas tabakası vardır ve bu kas tabakası gıdalar mideye girdikten sonra kasılarak geri kaçışı engeller.
  3. Yer çekimi etkisiyle gıdalar midede kalma eğilimindedir.
  4. Yemek borusunun peristaltik hareketleri mideye doğrudur ve bu sayede az miktarda gıda kaçsa da bu peristaltik hareketler sayesinde yeniden mideye gönderilir.
  5. Tükrük kaçan gıdaların asiditesini nötralize ederek bunların yemek borusunda oluşturacağı harabiyeti engeller.

Bu yukarıda sayılan faktörlerden bir veya birkaçı bozuk olursa veya gebelik, şişmanlık, karın içinde yerleşen tümörler, karaciğer sirozu ve asit gibi mide basıncını arttıran faktörler varsa o zaman GÖRH oluşur.

Reflünün Sık Görülen Belirtileri Nelerdir?

 Reflü’nün en sık belirtisi göğüste yanmadır. Bazı insanlar bu yanmayı midesinde, boyunda, omuzlarda ya da hatta sırtta ve kolda dahi hissedebilir. Kalp ağrısından bazen ayırt edilemez.

Genellikle bu nedenle doktora başvururlar. Ağrıya ilaveten ağıza ekşi su gelmesi, yutmada zorluk,ses kısıklığı,boğaz ağrısı,boğazda bir yumru hissi,karında şişkinlik, geğirti, hıçkırık, gıcık hissi, kronik öksürük, ağız kokusu, ses tellerinde nodül ve astım nöbetleri diğer belirtileridir.

Göğsün ön tarafında, midenin üst bölümüne karşılık gelen bölgede yanma, ekşime ile boğazda yanma hissi

Ağza acı su gelmesi

Geğirti

Ses kısıklığı

Boğazda dolgunluk ve gıcık hissi

Ağız kokusu

Geçmeyen öksürük

Yutma güçlüğü ve yutarken yiyeceklerin takılma hissi

Tedaviye iyi yanıt vermeyen astım tekrarlayan astım nöbetleri

Tedavi edilemeyen larenjit ve farenjit

Reflünün Yol Açtığı Hastalıklar Nelerdir?

Çocuklarda büyüme-gelişme geriliğine, akciğere mide sıvısı kaçmasına bağlı zatürreye,larenjit, farenjit, bronşit, astım gibi solunum yolu hastalıklarına, yemek borusu iltihabına (özofajit), peptik darlığa (midenin bir kısmının daralması), sindirim kanalı kanamalarına, anemiye, yemek borusu kanserine zemin hazırlayan Barrett hastalığına ve Kansere yol açabilir.

Aşırı kilo karın üzerinde baskı yaratarak mideyi yukarı doğru itmekle ve mide asidinin yemek borusuna doğru geri kaçmasına neden olmaktadır. Bu nedenle kilolu iseniz yavaş yavaş kilo vermeye çalışmalıyız.

Reflüde İlaç Dışında Neler Yapmalıyız?

Karın içi basıncını arttıracağından dar,vücudu saran giysileri giymemeliyiz. Aşırı sıcak ve aşırı soğuk yiyeceklerden kaçınmalı, yemeklerinizi yavaş yavaş ve iyi çiğneyerek yemeliyiz.

Öğünlerde gıdaları ufak miktarda tüketmeli,büyük porsiyonlardan kaçınmalıyız. Üç ana öğün haricinde üçte ara öğün yemeliyiz. Yemeklerden hemen sonra asla yatmamalıyız. Yatmadan en az iki-üç saat önce yeme işlemi bitmiş olmalıdır. Yatağımızın başını yükseltmeliyiz. Sigara ve alkolden uzak durmalıyız.

Reflü’nün Yan Etkileri

Göğüs ağrısı ve göğüs arkasında rahatsızlık hissi yaratarak kişinin konforunu bozar,

Asit boğaza kadar kaçarak sık üst solunum yolu enfeksiyonu, ses kısılması, irritan öksürük, astıma neden olabilir,

Ağız ve boğazda kötü bir koku ve diş çürümelerine neden olabilir,

Genellikle beş yılı geçen GÖRH olan olguların %1’inde kanser öncüsü olabilen Barret özofagusu denilen değişikliklere yol açabilir.

Yemek borusunun alt kısmında asit içerikle oluşan hasara bağlı olarak darlık (hastaların yaklaşık %10’unda) ve yutma güçlükleri oluşabilir.

Reflü’nün Teşhis Yöntemleri

Hastanın GÖRH’nı düşündürecek belirtileri varsa hastalığın var olup olmadığını ve verdiği hasarı saptamak için aşağıdaki tetkiklerden bir veya birkaçını yapmak gerekli olabilir;

1- Özofagus Pasaj Grafisi; Baryum lokması yutturularak. Yutma işlemi sırasında seri filmlerin alınmasıdır. Yutma güçlüğü olan tüm hastalarda uygulanması gereken ilk tetkiktir.

2- Endoskopi; Endoskop (gastroskop) ile yemek borusunun incelenmesidir. Yakınmanın nedeni ve yemek borusundaki hasarın boyutu hakkında bilgi verir.

3- Özofagus Manometrisi; Yemek borusunun hareketlerini, ölçen tetkiktir. Lokma yutulduktan sonra yemek borusunun lokmayı mideye gönderebilmek için yeterince çalışıp çalışmadığını gösterir.

4- 24 saatlik pHmetri monitörizasyonu; Burundan içeri sokulan yemek borusu alt uçtan 5cm yukarıda sabitleştiren 24 saat boyunca asit fışkırmalarını ve asidin kalma süresini gösteren testtir.

Reflü ve Gastrit Arasındaki Farklar!

Çoğu kişi reflü ve gastrit hastalıklarını birbiriyle karıştırabiliyor. Ancak reflü ve gastrit birbirinden ayrı rahatsızlıklar olup, kimi zaman kişide bu iki hastalığa birden de rastlanabilir.

Gastrit, mide asitliğindeki artma ve mideyi asitten koruyan faktörlerin azalması sonucu ortaya çıkan mide veya oniki parmak bağırsağının iltihabıdır. Reflü ise mide içeriğinin (asidinin) patolojik şekilde mideden özefagusa (yemek borusuna) doğru geri kaçışıdır.

Gastrit belirtileri arasında mide ağrısı, bulantı veya kusma, baş ağrısı, iştahsızlık, aniden çıkan ateş, baş dönmesi, dilde beyaz pas, yorgunluk görülürken, mideden boğaza doğru yayılan ve daha ziyade yemekten sonra oluşan yanma, reflünün en sık görülen belirtisidir.

Reflü Tedavisi:

Tedaviyi üç ana başlıkta incelemek gerekir.

1. Diyet ve önlemler:

Yatağın başının kaldırılması veya yüksek yastıkta yatmak,

Yatmadan en az iki saat öncesinde su hariç yiyecek ve içeceklerden uzak durmak,

Karnı sıkacak kemer, korse, kuşak ve dar giysilerden kaçınmak,

Öne doğru eğilmekten kaçınmak,

Kilo vermek,

Diyet (Acı, ekşi, turşu, baharatlı, kızartma, yağlı-salçalı gıdalar, çikolata, turunçgiller, çay, kahve ve koladan uzak durmak gerekir)

Reflü şikâyetlerini en aza indirmek istiyorsanız, uzman bir doktor kontrolünde reflü diyetine başlayabilirsiniz. Her insanın duyarlılığı farklı olduğundan, hastanın fark ettiği tetikleyici gıdadan uzak kalması reflü diyeti için en iyi seçenektir. Reflü diyeti sırasında küçük lokmalarla beslenmek ve yemekten hemen sonra uyunmamak ‘’reflüye ne iyi gelir’’ sorusunun da cevabıdır.

Uzanmak veya uyumak için yemeğin üzerinden en az 3 saat geçmelidir. Reflü diyeti sırasında uyurken belden üst kısmın daha yukarda olması yerçekimi ile reflünün oluşmasını engelleyebilir. Özellikle gece reflüsü olanlar buna dikkat edilmelidir. Baş altına konan yüksek yastıkların reflüye faydası yoktur. Bel kısmından itibaren yüksekte olacak şekilde ayarlanan yataklar da reflüye iyi gelebilir.

2. Sigara ve alkolü bırakmak.

3. İlaç Tedavisi:

Mide hareketlerini arttırarak midenin boşalmasını kolaylaştıran ve böylece mide içi basıncın düşük kalmasını sağlayan ilaçlara ilave olarak mide asiditesini azaltan ve böylece mide içeriği yemek borusuna kaçsa da oluşacak hasarı azaltan hatta önleyen ilaçlar kullanılır.

Öncelikle 4 haftalık bir ilaç tedavisi başlanır. Sonrasında belirtiler tekrarlarsa ilaç tedavisine devam edilebilir. Hastalığın ciddiyetine göre ilaç kullanım sıklığı ve dozu ayarlanabilir. Şikayetler ilaç tedavisine rağmen devam ederse veya tedavi kesilir kesilmez tekrar ederse endoskopi ile teyid etmek gerekir.

Reflü Ülsere Neden Olur Mu?

Reflü bazı durumlarda ülsere neden olabilir. Klasik reflü belirtileri, hastanın reflü olma tanısını kuvvetlendirir. Daha rasyonel bulguların; endoskopik incelemeyle ve 24 saat süreyle yemek borusuna gelen mide asidinin bir cihaz yardımıyla ölçülmesi ile reflü olup olmadığı belirlenebilmektedir.

Reflüye bağlı olarak kanama, ülser, yemek borusunda delinme veya darlık gelişebilmektedir.

Reflü Hastalarında Kanser Riski!

Reflü kanser yapar mı endişesinin cevabı ise yeni uzman kontrolünden geçiyor. Reflünün halk arasındaki en korkulan komplikasyonu kanser gelişimidir. “Barrettözofagus” denilen hücresel bir dönüşüm buna zemin hazırlamaktadır.

Barrettözofagus’un sıklığı reflülü hastalarda %3-20 arasında değişmektedir. Barrettözofagus’lu hastalardan yıllık kanser gelişme sıklığı ise %0,5 dolayındadır. Dolayısıyla reflü kanser yapar diyemeyiz. Ancak kontrollerin aksatılmaması gerekir.

3. Cerrahi Tedavi:

Hastada Reflü ile birlikte buna neden olabilecek büyüklükte bir mide fıtığı varsa,

Motilite çalışmalarında yemek borusunun yutma hareketleri normal seyrederken yemek borusu altındaki kasta gevşeklik varsa,

Hasta uzun süre ilaç kullanmasına rağmen şikayetlerinde veya endoskopi bulgularında düzelme yoksa,

Hasta tedaviye uyumsuzsa, uzun süre ilaç kullanmayı red ediyorsa, ilaç alerjisi veya ilaca bağlı yan etkiler varsa bu hastalarda cerrahi tedavi uygulanmalıdır.

Cerrahi tedavide laparoskopinin avantajları (kesinin çok daha az olması, daha az ağrı, daha hızlı ayağa kalkma, daha kısa hastane yatışı, hızlı iyileşme, daha az iz kalması gibi) nedeniyle laparoskopik yöntem tercih edilmelidir.

Reflüyü Tetikleyen Besinler

Kafein

Kahve, çay, tatlandırılmış gazlı içecekler, buzlu çay gibi kafein içeren içecekler çoğu reflü hastasının yakından bildiği gibi reflüyü çok hızlı şekilde tetiklerler. Kahve severlerin sabah kahvesi sonrasında gün sonunda kahve ve kafein içeren diğer içecekleri tüketmemeleri gerekir.

Çikolata

Çikolata iki nedenle reflüye yol açar. Birincisi özellikle de aç karnına ve çok miktarda tüketildiğinde yemek borusu ve mide arasındaki kapak düzeneğini gevşetmesi, ikincisi ise kendisi tek başına reflü nedeni olan bol kafein içermesidir.

Gazlı içecekler ve reflü

Gazlı içecekler yemekle birlikte tüketildiğinde zaten artmış olan mide içi basıncını, içerdikleri basınçlı gazın midede serbest hale dönüşmesi ile çok daha fazla arttırırlar. Artmış olan bu basınç ise mide içeriğinin yemek borusuna kaçışını çok kolaylaştırır.

Alkol

Özellikle fermente edilmiş alkoller (kırmızı şarap, viski, konyak ve bira) reflüyü arttırır. Özellikle yağlı bir yemeğe eşlik ettiklerinde bu etki çok daha fazla görülecektir. Reflüyü arttırmalarındaki en önemli etken nanede olduğu gibi mide ve yemek borusu arasında çalışan ve reflüye engel olan mide kapak düzeneğinin basıncını düşürmeleri ve reflüyü kolaylaştırmalarıdır.

Domates

Likopen içermesi nedeni ile özellikle son yıllarda çok sağlıklı bir sebze olarak nitelendirilen domates asidik yapıda olduğundan özellikle yatkınlığı olan kişilerde reflüye neden olabilir. Aç karnına tüketilmesi reflüyü daha da artıracaktır. Pişmiş domatesin böyle bir etkisi yoktur.

Narenciye

Portakal, greyfurt ve ekşi mandalina ile limon klasik olarak reflüyü tetiklerler. Çok asitli olduklarından bu gıdaların tüketilmesi mide ve göğüste yanmaya neden olabilir. Özellikle aç karnına yenmemelidirler. Miktar sınırlandırıldığı ve tok tüketildiği sürece çok sorun yaratmayabilirler.

Baharatlar

Acı yeşil biber, kırmızı biber ve karabiber içeren gıdalar reflünün en büyük tetikleyicilerindendir. Baharatlar aşırı tüketildiklerinde reflüsü olmayan kişilerde dahi midenin savunma mekanizması olan alkali örtüye zarar verebilirler. Reflü hastalığı olan kişilerde ise asit salınımını artırarak göğüste yanmayı tetiklerler. Bu nedenle çoğu kez yanma hem mide hem de göğüste algılanabilir.

Nane

Çoğu kez mide barsak hastalıklarında rahatlama ve tedavi amaçlı kullanılan nane aslında bir reflü tetikleyicidir. Yemek borusu ve mide arasındaki kapak düzeneğinde gevşemeye yol açtığından mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçışını artırır ve reflüyü başlatır. Özellikle mide içi basıncının arttığı yemek sonrası dönemde tüketilmemelidir.

Eski kaşar, fıstık, yağlı pirzola

Bu gıdaların ortak paydası hepsinin çok yağlı olmasıdır. Yağlı gıdalar mide boşalımını geciktirir. Mide boşalımı geciktiğinde basınç yüksek kalacağından mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçışı hızlanacak ve kolaylaşacaktır. Özellikle de akşam yemeklerinde yağlı gıdalardan kaçınılmalıdır.

Reflüde  Ne Yiyip Nelerden Uzak Durmalıyız?

Serbest Besinler

  • Et,balık,kümes hayvanları; Sığır(az yağlı),dana(az yağlı), balık(derisiz), hindi eti, tavuk(derisiz).
  • Peynir, yumurta; Beyaz peynir(az yağlı), lor, çökelek, haşlanmış yumurta.
  • Çorbalar; Az yağ kullanılarak pişirilmiş tüm çorbalar.
  • Tahıllar; Ekmek(beyaz), kepek ekmeği, sade bisküvi, kraker, peksimet, sade kekler, fırında pişirilmiş az yağlı börek, makarna,erişte, pirinç,irmik.
  • Meyveler; Ekşi olmayan tüm meyveler, muz, karpuz, kavun, armut, şeftali.
  • İçecekler; Kafeinsiz bitkisel çaylar,meyve suları, (limon,portakal suları hariç) su.
  • Tatlılar; Yağsız veya az yağlı tatlılar.
  • Çeşni vericiler; Un, süt, tuz ve yağ kullanılarak yapılmış soslar, tuz, kekik, kimyon.

Sakıncalı Besinler

  • Sebzeler; Yağda kızartılmış sebzeler, (domates, biber, patlıcan, kabak, karnabahar vs.)
  • Et, balık, kümes hayvanları; Yağda kızartılmış her türlü et, yağlı etler, tavuk derisi, sucuk, pastırma, salam, sosis, salamura, balık, kabuklu deniz hayvanları, sakatatlar.
  • Peynir, yumurta; Çok yağlı peynirler.
  • Çorbalar; Hazır çorbalar, fazla yağ kullanılarak yapılmış çorbalar.
  • Tahıllar; Çeşnili kraker ve bisküviler, yağlı olarak pişirilmiş her türlü tahıl.
  • Yağlar; Fazla miktarda her türlü yağ, tereyağı, margarin, kuyruk yağı, iç yağı.
  • Meyveler; Turunçgiller(portakal, mandalina, greyfurt), ananas.
  • İçecekler; Kahve, neskafe, kakao, koyu çay, soda, limonata, portakal suyu, gazlı içecekler (kola, gazoz gibi) ,alkollü içecekler, hazır meyve suları, sigara.
  • Tatlılar; Baharat ve yasak meyveleri içeren tatlılar, yağda kızartılmış tatlılar, çikolata, çikolatalı kek ve pastalar.
  • Çeşni vericiler; Acılı baharatlar, turşular, ketçap, hardal, sirke, çemen, sarımsak, limon tuzu, nane, salçalı soslar, beyaz soslar.

Reflüyü Tetikleyen Yiyecekler:

-Kızartmalar

-Domates

-Çiğ soğan, çiğ sarımsak

-Yağlı et, yağlı kıyma

-Çok baharatlı, acılı yiyecekler

-Greyfurt

-Dondurma

-Çikolata

-Pastane ürünleri

-Cips

-Koruyuyu madde içeren gıdalar

-Susam

Reflüyü Tetikleyen İçecekler:

-Portakal Suyu

-Limonata, limon suyu

-Kızılcık suyu

-Bira

-Şarap

-Likör

-Cola, fanta, yedigün, gazoz gibi gazlı içecekler

-Kahve

-Çay

Sizce Yorumunuz Nedir ?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.