Her mutsuzluk depresyon değildir

0
191
Her mutsuzluk depresyon değildir

 

Uzman Psikolog Nesrin Naimi, depresyonkonusunda uyarılarda bulunarak, depresyongeçiren kişilerin ölüm düşünceleri sıklaştığını belirtti.

Depresyona giren kişinin mutsuz, durgun, isteksiz göründüğünü kaydeden Naimi;
“Kişi içine kapanır. Hayattan zevk alamayan halsiz, çabuk sinirlenen, kendini gereksiz yere suçlayan, konsantre olmakta zorlanan unutkan bir insan görürüz karşımızda. İş verimi düşer. Arkadaşlarından, dostlarından yakın çevresinden uzaklaşır.

Geçmişi de geleceği de olumsuz yorumlar ve algılar.

Geçmişte de hep mutsuzluklar yaşanmıştır. Her şey ters gitmiştir şeklinde bir algılama geliştirir. Gelecekte yalnızca hayal kırıklıkları, acılar ve göz yaşları vaat etmektedir. Uyku düzeni bozulur. Uykuya dalamaz, sık uyanır, erkenden kalkar yada tam tersine çok uyur , başını yastıktan kaldıramaz.”

 

Depresyona giren kişide çoğu kez iştahsızlığa bağlı kilo kaybı, bazen de iştah artışına bağlı kilo alımı olduğuna dikkat çeken Naimi; “Depresyon geçiren kişilerde ölüm düşünceleri sıklaşır. Yaşamın anlamı azalmış, acı vermeye başlamış ve taşınması gereken ağır bir yük haline gelmiştir. Ölüm bu acıdan kurtulmanın bir yolu olarak akla gelir. Bu konuda çok dikkatli olmak gerekir.Peki ne zaman yardım alınmalı?

 

Her mutsuzluk her moral bozukluğu depresyon değildir.

 

Depresyonda hissedilenler devamlı, şiddetli ve acı vericidir. Hissedilen olumsuz duygular ve ortaya çıkan değişiklikler kalıcı hale gelmişse ve ayrıca kişinin aile,iş yada özel yaşamını bozuyorsa en kısa zamanda destek alınmalıdır. Bir psikiyatrist yada klinik deneyimi olan bir psikoloğa başvurmalıdır”
TEDAVİ İÇİN BAŞVURMA EN ÖNEMLİ ADIMDIR

Depresyon tedavisiyle ilgili bilgi veren Nami, tedavi için atılan adımın çok önemli olduğunu ifade ederek, “Depresyon geçiren kişinin bu durumu fark etmesi, kabullenmesi ve tedavi için başvurması en önemli adımdır. Danışan kişi ile terapist çeşitli sorunları belirlemek ve anlamak için iyileşmeyi hedef alan bir işbirliği içinde düşünce, duygu ve davranışlar arasındaki ilişkiler konusunda çalışırlar. Depresyonun tedavisinde ilaç tedavisinin yanı sıra psiko terapilerinde önemli yeri vardır.

 

Bilişsel-davranışçı tedavi yaklaşımı tek başına yada ilaç tedavisi ile birlikte depresyonun tedavisinde sıklıkla kullanılmaktadır. Depresyonun tedavisi için geliştirilen, kısa süreli, şimdi-burada, yönelimli, yapılandırılmış bir psikoterapi yaklaşımı olan bilişsel-davranışçı terapi de, danışanın terapiste baş vurduğu sırada yaşanmakta olduğu problemleri üzerinde durup, işlevsel olmayan düşünce ve davranışları değiştirmeye çalışır.

 

Tüm psikolojik bozuklukların altında yatan ortak mekanizmanın, kişinin ruhsal durumunu ve davranışını etkileyen çarpıtılmış yada işlevsel olmayan düşüncelerinin olduğu; bu düşüncelerin gerçekçi bir şekilde yeniden değerlendirilip, değiştirilmesinin, duygularda ve davranışlarda düzelmelerin yol açacağı var sayılır.

 

Daha kalıcı düzelmeler ise, danışanın işlevsel olmayan temel inançlarını değiştirilebilmesine bağlıdır. Toplumsal katılımı ve sosyal etkinlikleri desteklenir, cesaretlendirilir. Depresyona zemin hazırlayan bir stres etkeni varsa bu etkenle baş etme yöntemleri öğretilir. Kişinin çatışmaları ve hastalıklı savunma mekanizmaları yorumlanır”

Sizce Yorumunuz Nedir ?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.